Doğru eş seçimi ve doğru iletişim için eğitim verilecek... Sevgi, iyi aile olmaya yetmiyor
Meltem Güneş - Türkiye’nin azalan doğurganlık hızına ve demografik değişimlere karşı, ailenin korunması ve güçlendirilmesi için Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında çalışmalar devam ediyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2026 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na göre, Aile Eğitim Programı (AEP) kapsamında 2026 yılında haziran sonu itibarıyla 1.1 milyon kişiye aile eğitimleri verildi. 339 bin kişi Evlilik Öncesi Eğitim Programı’ndan yararlandı. AEP kapsamında yapılan anket çalışması neticesinde katılımcı memnuniyeti yüzde 98.61 olarak ölçüldü.
Yeni program
Bakanlık, evlilik öncesi ve sonrasında sunulmak üzere eş seçiminden başlayıp evliliğin ilk yıllarına kadar olan dönemleri gözeterek yeni bir eğitim programı oluşturmayı planlıyor. Eğitimde; sağlıklı ve bilinçli eş seçiminin aile yapısının temelini oluşturduğu, evlilik öncesi ve sonrası süreçlerde doğru iletişim kurmanın aile içi uyumu nasıl etkilediği üzerinde durulması hedefleniyor. “Kendini tanıma”, “benzerlikler ve farklılıklar”, “iletişim ve güven”, “sorun çözme becerisi” gibi başlıkların eğitimin temel konuları arasında yer alması öngörülüyor. Bireylerin aile yaşamında karşılaştıkları sorunları çözme becerilerinin geliştirilmesi, empati, aktif dinleme, öfke kontrolü, problem çözme ve sağlıklı iletişim teknikleri gibi aile içi ilişkileri güçlendirecek konulara ilişkin eğitimler de devam edecek.
Kriterler neler olabilir?
Peki eş seçiminde nelere dikkat edilmeli? İstanbul Aile Danışmanları Derneği Başkanı Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak, Milliyet’e anlattı: “Eş seçerken sadece ‘Beni seviyor mu?’ diye değil, ‘Bu insanla bir hayat kurabilir miyim?’ diye bakmalıyız. Evlilik yalnızca aşk duygusunun devamı değildir; para, aileler, çocuk, kariyer, ev işleri, cinsellik, hastalık, krizler ve yaşlanmak gibi hayatın bütün gerçekliklerini paylaşmaktır.”
Akyunak, “Değerlerimiz ve hayata bakışımız ne kadar örtüşüyor? Çocuk sahibi olma konusunda aynı yerde miyiz? Para yönetimimiz ve harcama anlayışımız benzer mi? Kıskançlık, özgürlük ve arkadaşlık anlayışımız nasıl? Cinsellik ve yakınlık beklentilerimiz konuşulabiliyor mu? Ben haklıyım’ mı diyor, yoksa ‘Biz bu sorunu nasıl çözeriz?’ mi diyor?” gibi soruların sorulması gerektiğini belirtiyor.
Sibel Cesur Akyunak, eş seçiminde 10 temel kritere dikkat çekerek bunların karakter ve dürüstlük, güvenilirlik, duygusal olgunluk, sorumluluk alma, öfke ve çatışma yönetimi, iletişim becerisi, değerler ve yaşam hedefleri, aile sınırları, para ve ekonomik tutum, çocuk, ebeveynlik ve gelecek beklentileri olduğunu söyledi.
Öfkelendiğinde nasıl biri oluyor
Uzman Psikolog Sibel Cesur Akyunak, insanın karakterini çoğu zaman çatışma anındaki davranışının gösterdiğini dile getirerek, “Bir insanın size nasıl davrandığına, sadece size aşık olduğu dönemde değil; istediği olmadığında, öfkelendiğinde, eleştirildiğinde ve sizinle aynı fikirde olmadığında bakın” uyarısında bulundu.
‘Görücü’ usulü evlilik yaygın
Akyunak, TÜİK’in 2016 Aile Yapısı Araştırması’na göre ilk evliliklerin yüzde 47.8’inin “görücü usulü ve kendi rızasıyla”, yüzde 12.1’inin ise kişinin görüşü sorulmadan aile kararıyla gerçekleştiğini söyleyerek, “Ailelerin tanıştırdığı ama son kararı çiftin verdiği bir görücü usulü ile kişinin iradesinin yok sayıldığı bir evlilik biçimini aynı kefeye koymamak gerekir. Temel kriter, ‘Bu evliliğe evet diyen kişi gerçekten kendisi mi?’ Eşinizi kendiniz seçmiş olmanız, doğru eş seçtiğiniz anlamına gelmez. Ailenizin tanıştırmış olması da yanlış eş seçtiğiniz anlamına gelmez. Asıl mesele, o insanı tanıyıp tanımadığınız ve o evliliği özgür iradenizle seçip seçmediğinizdir” dedi.